8 Mart 2012 Perşembe
Christopher Hitchens- Genç Felsefeciye Mektuplar
Christopher Hitchens'ın "Genç Felsefeciye Mektuplar" eseri normal felsefe kitaplarına benziyor. "Ölü Filozoflar Kahvesi"ne benzer bir nitelikte. Mektuplar şeklinde yazılmaya çalışılmış. Dilini çok akıcı bulduğumu söyleyemem. Eser, alıntılarla ve anılarla hareketlendirilmeye çalışılmış.
benim asıl sıkıntı yaşadığım bölümü sizinle paylaşmak istiyorum:
"1. "Soykırım" sözcüğünün uydurulmasına neden olan yirminci yüzyılda, Osmanlı Türkleri Hıristiyan Ermenileri yok etmiş ve Nazi Almanları da tüm Yahudileri ortadan kaldırmaya çalışmıştı. Bu iki zulüm de daha büyük bir savaş başlığı altında ve çok az bağımsız şahidin olduğu işgal edilmiş ya da tartışmalı bölgelerde gerçekleşti. Bosna Müslümanlarını yok etme girişimi, gün ışığında gerçekleşmiş, filmi çekilmiş ve savaşın sebebi değil bir alt metni oluşmuştu."(118,ekim 2008)
şahsen bu kadar bilgiye sahip bir insanın Türkler ve Osmanlılar ile ilgili cahilliği bir tarafa yüzyılın savaş dahisi kabul edilen Mustafa Kemal Atatürk'ü tanımamasını kınıyorum. belki benim yaşımdaki biri için büyük bir şey kabul edilip beni küçümseme yoluna gidilebilir, fakat afaki konuşulmaması öğretildi bana. özellikle her yazılan yazının kaynak belirtilmesi önemlidir. bu durumda kitabı okuyanların Türkiye'yi ya da Türkleri nasıl düşündüğünün tasavvurunu bile yapmak istemiyorum.
28 Şubat 2012 Salı
yaratıcılık sanırım vol I
neyse çok çok uzun zamandır yazmıyorum. özledim mi diye test etmeye geldim heheh. bunun cevabını yazımın sonunda belirtirim. bugün her zamanki gibi geç kalktım. annemle kahvaltıdan sonra muhabbet ederken benim aklıma konuştuğumuz konuyla tamamen alakasız bir şey geldi ve hemen koltuktan fırladım ve bodrumun girişine gittim; çünkü bodruma inmeye korkuyorum hem de çok. anlatılamaz derecede. sanırım nedeni küçükken izlediğim filmler olabilir. bir de küçükken kocaman bir örümcekle göz göze gelmiştik. ben böceklerden ve örümceklerden acayip tiksinen, tırsan bir insanımdır. özellikle de zehirli olanlarını öğrenince insan daha da korkuyor. neyse buradan çıkan sonuca gelecek olursak cahillik en iyisiymiş. ben öğrendikçe korkan bir insanım.
çenem düştü ben kısa bir ara verip onu arasam iyi olacak gibime geliyor.
evettt ben geldim çenemi de buldum üstelik. yazımın başlığına gelelim. bilgisayarımı servise göndermiştim. yenilenip geldi. ekran kartı,ekranı, şarj aleti değişip geldi. hatta hard disk de değişecekti de ağlamaklı ses tonum etkili oldu sanırım ve bilgisayarımın içindeki her şeyle beraber elime teslim edildi. hard diskimi kurtardıkları için acer'ın servisine şükranlarımı sunarım. bilgisayarımı açınca az kalsın mutluluk gözyaşları döküyordum. hatta gözlerimde yağmur bulutları oluşmadı desem yalan olur. o derece yani.
gene konudan saptım. döndüm u dönüşünden. bilgisayarımmı straforlara sarıp sarmalayıp göndermişler. ben de o straforu kesip kendime yüzüklerimi dizmek için bir alan oluşturdum. ki ben takılarımı koymak için çikolata kutusu kullanan bir insan evladıyım. ve ve ve yaptıklarımı fotoğrafladım. ben rahat edeceğim artık yüzüklerimi bulurken belki sizin de işinize yarar. söylemeyi unutmadan bu yaptığımı daha önce bir yerde gördüğümü hatırlamıyorum. görüp de unutmuşsam da ilk elden af diliyorum.

bu straforun ilk hali.

straforu böyle kestim. yüzüklerimin çapına uygun bir şekilde tabiki de.

yüzüklerimi de böylece dizdim.

artık yüzüklerimin birbirleriyle ve küpelerimle karışma sorunumu halletmiş oldum. darısı sizin de başınıza. öptüm :)
çenem düştü ben kısa bir ara verip onu arasam iyi olacak gibime geliyor.
evettt ben geldim çenemi de buldum üstelik. yazımın başlığına gelelim. bilgisayarımı servise göndermiştim. yenilenip geldi. ekran kartı,ekranı, şarj aleti değişip geldi. hatta hard disk de değişecekti de ağlamaklı ses tonum etkili oldu sanırım ve bilgisayarımın içindeki her şeyle beraber elime teslim edildi. hard diskimi kurtardıkları için acer'ın servisine şükranlarımı sunarım. bilgisayarımı açınca az kalsın mutluluk gözyaşları döküyordum. hatta gözlerimde yağmur bulutları oluşmadı desem yalan olur. o derece yani.
gene konudan saptım. döndüm u dönüşünden. bilgisayarımmı straforlara sarıp sarmalayıp göndermişler. ben de o straforu kesip kendime yüzüklerimi dizmek için bir alan oluşturdum. ki ben takılarımı koymak için çikolata kutusu kullanan bir insan evladıyım. ve ve ve yaptıklarımı fotoğrafladım. ben rahat edeceğim artık yüzüklerimi bulurken belki sizin de işinize yarar. söylemeyi unutmadan bu yaptığımı daha önce bir yerde gördüğümü hatırlamıyorum. görüp de unutmuşsam da ilk elden af diliyorum.

bu straforun ilk hali.

straforu böyle kestim. yüzüklerimin çapına uygun bir şekilde tabiki de.

yüzüklerimi de böylece dizdim.

artık yüzüklerimin birbirleriyle ve küpelerimle karışma sorunumu halletmiş oldum. darısı sizin de başınıza. öptüm :)
15 Ocak 2012 Pazar
İSTİYORUM!!!
İSTİYORUM İSTİYORUM İSTİYORUM HEM DE ÇOK İSTİYORUM
Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.
Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.
3 Ocak 2012 Salı
başlıksız
mezun oldum eve geldim ve sessizliğe alışmış ya da istediğim zaman kalabalıklar içinde istediğim zaman da tek başına kalma lüksüm elimden alınınca bazen agrasif tavırlar içerisine giriyorum. işin kötü kısmı bu tavırlarımdan memnun değilim; ama kendime engel olma konusunda sorun yaşıyorum. huzurlu değilim hele mutlu hiç değilim.
eve dönüş yaşamadan önce ben mutluydum sabahları gülümseyerek uyanırdım. gece aklımda bir şey yoksa huzurlu uyurdum.
aklımda pek bir şey yok. bazıları beni kırdı ve farkında değiller.
4 yıllık saltanatımdan sonra tek başıma kaldım gibi hissediyorum. çevremdeki herkes her şey gitti. gitmelerinde benim de payım var. sevgi yoksunu oldum sanırım. ego sorunu da yaşıyor olabilirim tabiki o da apayrı bir konu olmakla beraber ben ne yapacağımı hiç bilmiyorum. insanlardan uzaklaştıkça uzaklaşasım geliyor. evden adım atmaya halim yok. doğrusu bunda dış mihrapların da üzerimdeki etkisi çok fazla. artık çoğu şeyden zevk almıyorum. hedonist yanım çöktü. aynaya bakmaktan bile aciz biri haline geldim.
canım hiçbir şey yapmak istemiyor. her yanım ağrıyor. yoruluyorum. üşengeç biri haline döndüm. zaten soğuğu da hiç sevmem.
etrafımda çok insan vardı; ama onların büyük çoğunluğunun göstermelik olduğunu anlıyorum. 15 gündür cep telefonu kullanmıyorum ve çok çok az kişi bunu biliyor. kim aramış kim sormuş hepsi ortaya çıkacak. belki de ben başkalarının hayatında kendimi vazgeçilmez olarak görüyordum ve burnu yere sürttü ibaresi tam benim için söylenmiş diyebilirim.
ders çalışmakta zorlanıyorum. üniversitedeyken ders çalışmak zorundaydım ve ben kendimi engellemediğim sürece ders çalışmaktan beni alıkoyamazdı; fakat şimdi her şey değişti. kafam hiç rahat değil. evde olunca sorunlar o kadar çok ki. yok kredi kartı, kömür, para, fatura... kendimi çok yaşlı hissediyorum. belki beni bilmeyenler için çok şey yaşamamış görünebilirim; ama yaşadığımı biliyorum ve bazen ağır geliyor.
belki de bunların hepsini aşmak için yanımda biri olsa daha kolay olurdu? dost, arkadaş, kanka gibi kavramların içini dolduramaz hale geldim. sevdiğim insanlardan aynı karşılığı almıyorum ya da bir sorun var arada. ben gösterebiliyor muyum o da ayrı bir konu sanırım. aslında kendimi tanıtırken vefalı kullanacağım sıfatlardan biri olmaz. hayatımda kızlar ve erkekler var. kızlar genel olarak erkek için arkadaşını harcamaktan çekinmeyen bir yapıya sahiptir. işin kötü kısmı ise benim hayatımın hiçbir zamanında erkek için kimseyi harcadığım bir kısım yok. hep her şeye, herkese yetişmeye, toparlamaya çalışan bir yapım olduğuna inanırım. ben bir yerlerde hata yaptım; ama ne yaptığımı bilmiyorum.
eve dönüş yaşamadan önce ben mutluydum sabahları gülümseyerek uyanırdım. gece aklımda bir şey yoksa huzurlu uyurdum.
aklımda pek bir şey yok. bazıları beni kırdı ve farkında değiller.
4 yıllık saltanatımdan sonra tek başıma kaldım gibi hissediyorum. çevremdeki herkes her şey gitti. gitmelerinde benim de payım var. sevgi yoksunu oldum sanırım. ego sorunu da yaşıyor olabilirim tabiki o da apayrı bir konu olmakla beraber ben ne yapacağımı hiç bilmiyorum. insanlardan uzaklaştıkça uzaklaşasım geliyor. evden adım atmaya halim yok. doğrusu bunda dış mihrapların da üzerimdeki etkisi çok fazla. artık çoğu şeyden zevk almıyorum. hedonist yanım çöktü. aynaya bakmaktan bile aciz biri haline geldim.
canım hiçbir şey yapmak istemiyor. her yanım ağrıyor. yoruluyorum. üşengeç biri haline döndüm. zaten soğuğu da hiç sevmem.
etrafımda çok insan vardı; ama onların büyük çoğunluğunun göstermelik olduğunu anlıyorum. 15 gündür cep telefonu kullanmıyorum ve çok çok az kişi bunu biliyor. kim aramış kim sormuş hepsi ortaya çıkacak. belki de ben başkalarının hayatında kendimi vazgeçilmez olarak görüyordum ve burnu yere sürttü ibaresi tam benim için söylenmiş diyebilirim.
ders çalışmakta zorlanıyorum. üniversitedeyken ders çalışmak zorundaydım ve ben kendimi engellemediğim sürece ders çalışmaktan beni alıkoyamazdı; fakat şimdi her şey değişti. kafam hiç rahat değil. evde olunca sorunlar o kadar çok ki. yok kredi kartı, kömür, para, fatura... kendimi çok yaşlı hissediyorum. belki beni bilmeyenler için çok şey yaşamamış görünebilirim; ama yaşadığımı biliyorum ve bazen ağır geliyor.
belki de bunların hepsini aşmak için yanımda biri olsa daha kolay olurdu? dost, arkadaş, kanka gibi kavramların içini dolduramaz hale geldim. sevdiğim insanlardan aynı karşılığı almıyorum ya da bir sorun var arada. ben gösterebiliyor muyum o da ayrı bir konu sanırım. aslında kendimi tanıtırken vefalı kullanacağım sıfatlardan biri olmaz. hayatımda kızlar ve erkekler var. kızlar genel olarak erkek için arkadaşını harcamaktan çekinmeyen bir yapıya sahiptir. işin kötü kısmı ise benim hayatımın hiçbir zamanında erkek için kimseyi harcadığım bir kısım yok. hep her şeye, herkese yetişmeye, toparlamaya çalışan bir yapım olduğuna inanırım. ben bir yerlerde hata yaptım; ama ne yaptığımı bilmiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
