>offff offf!!!!
4.sınıf oldum.streslerdeyim. daha dün gibi okula kayıt olmam. daha kayıt olduğum gün anlamalıydım Sakarya'dan kaçmam gerektiğini. yağmur yağmıştı ve ben yağmuru sevmem. severim de camdan izlemeyi.
21 yıldır yalnızım. nedense bu yalnızlığım insanlara çok dokunuyor. özellikle de sevgilisi olanlara. bazen dışlandığımı hissetsem de seviyorum ben kendi kendimi. ben kimseye hesap vermek istemiyorum. kimseye ihtiyacım olduğunu da düşünmüyorum. çok çok nadir yanımda birini istiyorum;mesela böcek gördüğüm zaman. ben aşkı arayan tiplerden değilim. o beni bulur zaten. bu yönden aşırı bir kaderciliğim var. adamdan ilk gördüğümde hoşlanmazsam da sittin sene hoşlanmam hani ağızla kuş tutsa o konuda gene de bana yaranamaz. zaten ben kaçak bir insanım benden hoşlanıldığını hissettiğimde o kişiden direkt kaçarım,içgüdüsel olarak. balık burcuyum ya hassas bünye ben :)
şehir olarak sevmediğim ama içinde sevdiğim insanların bir kısmı bulunan şehri çark'taki turlarımı çok özleyeceğim. belki öyle kitaplara,filmlere konu olarak türden bir hayatım olmadı;ama içinde ben olduğum için seviyorum. gene olsa aynısını yaşar mıydım bilmiyorum;fakat ama lakin her şeye rağmen güzeldi be.
bu geçirdiğim 4 yılda yanımda bir erkek olsaydı daha mı güzel olurdu?
bu sorumun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğim ama 1 aylık dememe oldu.fragmanı beğenmedim ve filmi izlemedim.aslında çok film,dizi izlerim belki de onlardan etkilendiğim için kendi oynadığım ya da oynacağım filmin fragmanını beğenmedim.
çok liste yaparım. tarih manyağımdır. arşiv yapmaya bayılırım. kitaplara filmlere dayanama.müzelere hayranımdır. paris'e gitmeyi çok istiyorum. louvre müzesini görmeden ölürsem gözlerim açık kalır.eyfel kulesi de neymiş pehhh. mısır roma tarihi varken demir yığını da kimin umrunda. ama bunun yanında galata kulesini çok severim.
yazının başını unuttum sanırım he hatırladım. depresif bir yazı yazmaya başlamıştım. 4.sınıf olmakla,boşluğa düşmekle, eve dönmekle,işsiz kalmakla,hayallerini gerçekleştirememekle ilgili bir yazı olacaktı. yani sadece eğitim amaçlıydı. o kadar konuşuyorlar ki çevremdekiler sanırım o yüzden bütün muhabbetlerim erkeklere açılıyor.
toplum baskısını bu kadar üstümde hissettiğim için sinir oluyorum kendime. bence erkekler sigara gibidir. zararlıdırlar.yavaş yavaş ağlata ağlata öldürürler. ama ben sağlıklı bir yaşamı seçtim.fazla yağlı yemem,tuz şeker kullanmam.yakın yakına her sabah zencefil limon bal karışımı yerim. herkes cola içerken ben ayran içerim.
yürürüm. her şeye rağmen nasıl hala şişmanım bilmiyorum. bu konuda da üstümde baskı var. zayıflama baskısı. ben şişmanım ve mutluyum. bazen yürüdüğüm zaman bacaklarım ağrıyor ama o kadar. şişmanlıkla ilgili başka bir şikayetim yok. istediğim her şeyi alabiliyorken zayıflamaya kimin ihtiyacı varki.zayıflasam bile bu bir sağlık için iki elbise ve etekler için olur. başka hiçbir amacım yok. bu da benim elbise ve etek alacağım anlamına geldiği için beni ekonomik yönden sarsıntıya uğratır.
neyse yeter bu kadar uykum gelmeye başladı zahir.
öptüm kendimi,sevdim kendimi :)
14 Kasım 2010 Pazar
3 Ekim 2010 Pazar
ahh ahhh
'hadi herkes içinden konuşsun' çok mantıklı değil mi içinden konuşmak :D zaten farabi'ye göre mantık iç konuşmadır. bu sözü ders çalışmaya çalışan arkadaşım konuşan bize dedi :) ve ben koparken aklıma farabi geldi ve şimdi bu yazıyı yazıyorum hızlı mıyım neyim yaaa...millet ders çalışıyor bense internette takılan insan modelini oynuyorum. bıkamadım gitti şu internetten beee. sabahtan akşama kadar bir şeyler buluyorum kendime. sanki hayata geliş amacım nette takılmak pehhh gidip kitap falan oku değil mi yok ya işim ben değilim zaten felsefe öğrencisi yaaa.okunacak bir sürü fikir varken ben neden hala netteyim bir bilsemmmm. her şey aydınlanacak da bulamıyorum.ahh ahhh
2 Ekim 2010 Cumartesi
hamamböceği...

Erkekleri anlamak için..hamamböceğini takip edeceksin !! hamamböceği hızla bir istikamete doğru yol alırken,hiçbir engelle karşılaşmamasına rağmen aniden durup bambaşka bir yöne doğru koşmaya başlar.bunun nedenini çözdün mü erkekleri de anladın demektir ...
kesinlikle erkekleri anlamak için böcekleri takip etmek lazım hem zaten erkekler ezilmeyi seven yaratıklar...
17 Mayıs 2010 Pazartesi
bir gün her şey güzel olacak...
bir gün her şeyin güzel olacağına dair nedensiz bir inancım var.üniversitedeyim,herkesin aksine istediğim bölümdeyim,derslerimi geçiyorum(çoğunu),param var en azından bana yetiyor,yatacak yerim var,evim var,arkadaşlarım var,hocalarımda aram iyi,istediğim konudan tezimi aldım,bilgisayarım var,telefonum var,dostlarım var,ayaklarım sağlam ve durmadan geziyorum,aklım var düşünebiliyorum,gözlerim görüyor,kulaklarım duyuyor,ellerim kollarım tutuyor,konuşabiliyorum,ailem var,ailem hep birlikte,sevdiklerim yaşıyor,Allah'a inanıyorum,meleklerin yanımda olduğuna inancım var,şansım var,güzelim sanırım,gözlerim mavi,beni seven insanlar var,benim sevdiğim insanlar var,kitaplarım var,filmlerim dizilerim var,sağlığım yerinde,kimseye muhtaç değilim,kardeşlerim var,akrabalarım var,nefes alıyorum,kalbim var bazen birilerinin adını sessiz çığlıklarla atıyor...
her şeye tama yakın sadece beni tamamlayacak kalbi benim için atacak biri eksik.o da olunca her şey güzel hatta çok güzel olacak...
her şeye tama yakın sadece beni tamamlayacak kalbi benim için atacak biri eksik.o da olunca her şey güzel hatta çok güzel olacak...
bugünlerde Cemal Süreyya'nın sana giden yollar kapalı adlı şiirine takmış durumdayım.sürekli onu dinliyorum.iki yer hariç bütün şiir bana uyuyor.
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
ona giden yolların hepsi kapalı.o yolların açılmasına ne ben ne de o izin verir. onun zaten hiçbir şeyden haberi yok.tek aşk aptallaştırıyor diyor ya şair.ben aptal olan tarafım işte.o ise sadece habersiz.
özledim onu arkadaşımın evinde hırkasını unutmuş.hırkası kapının arkasında asılı duruyor.o hırkaya bakınca sanki evin içindeymiş gibime geliyor,mutlu oluyorum;ama bu mutluluk çok kısa sürüyor.sonra gözlerim odada onu arıyor.YOK.hüzün kaplıyor içimi.gizli gizli kokluyorum.onun kokusu... içime çekiyorum.aklımda tutabilir miyim? neden böyle şeyler yaptığımı bilmiyorum.tanışalı 2 ay 4 gün oldu.yani onun hatırladığı tanışmamız yani ilk tanışmamızda kafası iyidi de o yüzden beni hatırlamıyor.zaten beni bilse bile yakında unutur... görmeyeceğiz birbirimizi.
1)bölümlerimiz farklı
2)okula uğramıyor
3)ben okula uğramıyorum
4)izmit'e taşınıyor
5)sürekli işleri var
6)arkadaş bile sayılmayız
7)onu arayamam
8)beni aramaz
9)belki numaramı silmiştir
10)ben kimim ki onun için...
offff offf!!! özledim belki bir gün unuturum.aralık ayından beri ara ara aklımdaydı.son 2 aydan beri de sürekli aklımda.bakalım sonum ne olacak????
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
ona giden yolların hepsi kapalı.o yolların açılmasına ne ben ne de o izin verir. onun zaten hiçbir şeyden haberi yok.tek aşk aptallaştırıyor diyor ya şair.ben aptal olan tarafım işte.o ise sadece habersiz.
özledim onu arkadaşımın evinde hırkasını unutmuş.hırkası kapının arkasında asılı duruyor.o hırkaya bakınca sanki evin içindeymiş gibime geliyor,mutlu oluyorum;ama bu mutluluk çok kısa sürüyor.sonra gözlerim odada onu arıyor.YOK.hüzün kaplıyor içimi.gizli gizli kokluyorum.onun kokusu... içime çekiyorum.aklımda tutabilir miyim? neden böyle şeyler yaptığımı bilmiyorum.tanışalı 2 ay 4 gün oldu.yani onun hatırladığı tanışmamız yani ilk tanışmamızda kafası iyidi de o yüzden beni hatırlamıyor.zaten beni bilse bile yakında unutur... görmeyeceğiz birbirimizi.
1)bölümlerimiz farklı
2)okula uğramıyor
3)ben okula uğramıyorum
4)izmit'e taşınıyor
5)sürekli işleri var
6)arkadaş bile sayılmayız
7)onu arayamam
8)beni aramaz
9)belki numaramı silmiştir
10)ben kimim ki onun için...
offff offf!!! özledim belki bir gün unuturum.aralık ayından beri ara ara aklımdaydı.son 2 aydan beri de sürekli aklımda.bakalım sonum ne olacak????
16 Mayıs 2010 Pazar
yoğunum.hep bir yerlerdeyim.sürekli bir hareket halindeyim.her ne kadar durgunlaşsam da arada.canım sıkılıyor. bu gece "kazanma hırsı" adında film izledim.amerikan futboluyla ilgili Al Pacino'nun baş rolünü oynadığı bir film.filmde çok önemli iki tane sakatlanma sahnesi var ve doğal olarak aklıma ilk gelen tolgahan oldu.o sakatlandığında çok kötü olmuştum.onu o durumda görsem nasıl olacağımı tahmin bile etmek istemiyorum.ona bir şey olmasın...içim acıyor yoksa...
14 Mayıs 2010 Cuma
8 Mayıs 2010 Cumartesi
ist
İstanbul'dayım şimdi dün akşamüstü aniden karar verdim ve bu sabah kendimi trende buldum.atiye konserinden sonra iyi geldi. Tolgahan sevgilisinden ayrılmış sanırım.en azından Facebook'ta ilişkisi yok yazıyor.üzülmüş müdür?üzülmesin o...sahi Tolgahan beni Facebook'ta ekledi.ben kazandım :D ben eklemedimmm o beni ekledi ben sadece kabul ettim.kıyamam ben ona gene sorunları var babaannesini kaybetti.takımında sorunlar var ve şimdi de sevgilisi ile ayrılmışlar.
dün gece çok komikti.İrem ile kaş muhabbeti yaparken ben belki seneye Tolgahan ile bizim arayla gideriz dedim bunun üstüne İrem bana kızdı ve çocuğun sevgilisi var dedi...ben bir şey diyemedim sonra Facebook'a girdim ve bir baktım ki ilişkisi yok yazıyor.
sanırım İrem beni yanlış anladı ceren ile eve çıkma konusunda söylediklerimi ben sadece ceren'i çok sevdiğimi ama onunla sürekli olarak aynı evde yaşayamadığımı söylemeye çalışırken arkasından konuşup yüzüne gülen birisi durumuna düştüm...üzüldüm bugün bir şey de diyemedim.
neyse inşallah her şey çok güzel olur.
24 Nisan 2010 Cumartesi
üşümek eşittir yalnızlık
ben üşüdüğümde yalnız olduğumu anlıyorum.hani insan iliklerine kadar üşür ya işte ben öyle olunca yalnız olduğumu bir kez daha anlıyorum.yanımda kimsenin olmadığını idrak ediyorum.yanımda kimsenin olmayacağını kendime bir kez daha söylüyorum.
kimse bana üşüdüğümde sarılmayacak bunu rüzgar içimi üşütürken bir kez daha yüzüme hızla çarpıyor.yalnızlık eşittir üşümek.
19 Nisan 2010 Pazartesi
yol...
yoldayım.artık her yerden internete girebilirim ben.çok güzel bir şeymiş otobüste çay kek servisi yapılırken nete girmek.sakarya'ya gidiyorum.gidip tekrar o kaosun içine gireceğim:okul,dersler,arkadaşlar,kendim,tolgahan...
onu tekrar görünce ne hissettiğimi çok daha iyi anlayacağım...
bu süre içinde onu merak ettim.kaçma facebook adresimde günlük kontrollerimi yaptım.hatta msn e bile ekledim;ama kabul etmedi.neden kabul etmediğini merak ettim doğrusu...öğrenemeyeceğim bir şey.gidip de kolay kolay sormam.kendisi açarsa konuyu sorarım ya da muhabet uzasın diye sorarım.kötü müyüm ben?itiraf ediyorum bazen çok kötü şeyler düşünüyorum;ama sonra düşündüklerim için üzülüyorum.ama her iyiliğin içinde bir kötülük,her kötülüğün içinde bir iyilik vardır.ben iyiyim sanırım.inşallah başkaları da öyle düşünüyordur.başkalarının ne düşündüğünü çoğu zaman umursamam ama bu diyardan gidince de küfür yemek istemiyorum.
şimdi körfezden geçiyoruz ve sis var izmit'te.karşı kıyı görünmüyor;ama deniz çok güzel çarşaf gibi.denizi özledim.sahilde güneşlenmeyi özledim.2 yıl oldu denize girmiyorum.vücudumun ısınmasını özledim.
ben neden her şeyi özler oldum?
bütün özlediklerimi bir yere toplamak istiyorum.
onu tekrar görünce ne hissettiğimi çok daha iyi anlayacağım...
bu süre içinde onu merak ettim.kaçma facebook adresimde günlük kontrollerimi yaptım.hatta msn e bile ekledim;ama kabul etmedi.neden kabul etmediğini merak ettim doğrusu...öğrenemeyeceğim bir şey.gidip de kolay kolay sormam.kendisi açarsa konuyu sorarım ya da muhabet uzasın diye sorarım.kötü müyüm ben?itiraf ediyorum bazen çok kötü şeyler düşünüyorum;ama sonra düşündüklerim için üzülüyorum.ama her iyiliğin içinde bir kötülük,her kötülüğün içinde bir iyilik vardır.ben iyiyim sanırım.inşallah başkaları da öyle düşünüyordur.başkalarının ne düşündüğünü çoğu zaman umursamam ama bu diyardan gidince de küfür yemek istemiyorum.
şimdi körfezden geçiyoruz ve sis var izmit'te.karşı kıyı görünmüyor;ama deniz çok güzel çarşaf gibi.denizi özledim.sahilde güneşlenmeyi özledim.2 yıl oldu denize girmiyorum.vücudumun ısınmasını özledim.
ben neden her şeyi özler oldum?
bütün özlediklerimi bir yere toplamak istiyorum.
gitme...
birden bir şeyi farkettim aklımdakileri,kalbimdekileri rahat rahat anlatamayınca bulunduğum yerden gitme çok uzaklara gitme isteği doğuyor.bana platonik aşık olma yaramıyor anladım.
yanımda birine ihtiyacım var.tek başıma yapamıyorum sanırım...
yanımda birine ihtiyacım var.tek başıma yapamıyorum sanırım...
18 Nisan 2010 Pazar
netbook aldım ben...
ben artık her yerde yazı yazıp içimi dökebilirim:D çünkü bugün bana netbook aldık:D ilk yazımı yazıyorum.artık rahatım çünkü bazen kendimi kötü hissediyordum başkalarının bilgisayarlarını kullanınca...insanın kendi malı gibi olamaz hiçbir şey.
dün ben güneş gözlüğü de aldım.kaz ayaklarım azalır belki :Dgencecik yaşımda kırıştım.
istediklerim yavaş yavaş oluyor.mutluyum :D
dün ben güneş gözlüğü de aldım.kaz ayaklarım azalır belki :Dgencecik yaşımda kırıştım.
istediklerim yavaş yavaş oluyor.mutluyum :D
16 Nisan 2010 Cuma
haber istiyorum...
sanırım çok özledim seni...
bakışlarını,gülümsemeni...
çok çoookkk
seninle doğru düzgün konuşmuyorum bile.
sırf daha fazla sevmemek,aşık olmamak için
benim için o kadar imkansızsın ki
sanırım daha fazla acı çekmek istemiyorum
yokluğa koşmak çok zor çok acı veriyor
istediğini elde edememek çok acıtıyor canını insanın
yanında olmayı çok isterdim
yanımda olmanı çok isterdim
ada'ya gelince sana hasretle sarılmayı çok isterdim
acını dindirmeyi çok isterdim
en azından seni rahatça arayabilmeyi çok isterdim
günlerdir sesini duymuyorum
özledim hem de çok
iyi olduğunu bilmek istiyorum
iyisin değil mi
sağlığın yerinde mi çok merak ediyorum
senin üzülmemen lazım ki
seni arayamıyorum,soramıyorum.msn'de de yoksun.facebook'ta yoksun.
neredesin sen
tatlı dillim,güler yüzlüm neredesin sen
senden bir haber alsam en azından iyi olduğunu bilsem o bile yeter görmekten,duymaktan ziyade
ona bile razıyım.
15 Nisan 2010 Perşembe
dünyadaki yerimi bilmek istiyorum...
ben gitmek istiyorum sanırım.kavgalardan bunaldım hem de özledim sanırım.tek başıma iyiydim ben.ailemi seviyorum bazen nefret ettiğimi düşünsem de seviyorum.bu nefret düşüncesi de onlar yüzünden beni o kadar çok bunaltıyorlar ki bıkıyorum artık.sürekli abuk sabuk konuşuyorlar.sürekli hazır kavga halindeyiz.daralıyorum öyle olunca...geliyorum gidiyorum hiçbir değişiklik yok.hep aynı şeyler.değişiklik istiyorum.
sakarya'ya gidince ordan sıkılıyorum.benim yerim yok sanırım.her yer beni boğuyor.ben yerimi yurdumu öğrenmek istiyorum.
dünyadaki yerimi bilmek istiyorum
neresi olduğunu öğrenmek istiyorum...
nasıl bir yer acaba
deniz mi göl mü
dağlık mı düz mü
sıcak mı soğuk mu
rüzgarlı mı rüzgarsız mı
yeşil mi sarı mı
bunları bilmek isterdim.
ben nerede mutlu olacağım...
sakarya'ya gidince ordan sıkılıyorum.benim yerim yok sanırım.her yer beni boğuyor.ben yerimi yurdumu öğrenmek istiyorum.
dünyadaki yerimi bilmek istiyorum
neresi olduğunu öğrenmek istiyorum...
nasıl bir yer acaba
deniz mi göl mü
dağlık mı düz mü
sıcak mı soğuk mu
rüzgarlı mı rüzgarsız mı
yeşil mi sarı mı
bunları bilmek isterdim.
ben nerede mutlu olacağım...
14 Nisan 2010 Çarşamba
h...
hayatımın en kötü telefon görüşmesiydi.dün dedesi vefat etmiş.çok seviyordu ondan bahsederken çok mutlu oluyordu.ölmüş.gece yarısı öğrendim arkadaşımdan hemen aradım biliyorum bugün arayamazdım.aradım konuşmamız 44 saniye sürmüş...o 44 saniye ne dediğimi hiç bilmiyorum.söze nasıl başladım nasıl bitti hçi anlamadım...ben ölümden çok etkilenirim.yakınlarımdan kimse ölmedi yani bu bilince sahipken...dedem öldüğünde 3,5 yaşındaydım...cenazeyi hatırlıyorum...annem kendini çok yıpratmıştı.cenaze giderken evden feryatlar içindeydi...eve girince o aklımla gidip buzdolabından annem için kolonya getirmiştim.ben insanların yanında olmalıyım.uzaktan telefon ederek yapabileceklerim arasına girmiyor.
lise 2.sınıftayken çocukluk arkadaşımın babası vefat etmişti.ben ona başın sağolsun diyememiştim.sadece yanına oturdum elini tuttum ve başını omzuma koyup ağlamıştı.ben de dik durmaya çalışıyordum.gözyaşlarımı içime akıtmıştım.
ben onun yanında olmalıydım.
ağlamış mıdır herkesin yanında
ben aradığımda saat 00:19 du.ve arkadan müzik sesi geliyordu sanki.büyük bir ihtimalle atladı arabaya uzak sessiz bir yere gidip kendini sakinleştirmeye çalışıyordu.
biliyorum ölüm hep ensemizde ama duyunca hem de yakın birinden duyunca gözümüzün önüne geliyor.bildiğimiz şeyden bir kez daha korkuyoruz.giden için kolay mıdır bilmiyorum ama birisinin yokluğunu hissetmek çok kötü.
tamam benim dedemle pek paylaşımım olmadı ama onu özel günlerde yanımızda görmek çok çok iyi olurdu.bayramlar,doğumlar,doğum günleri,düğünler...
sakarya'dan gelince dedeme de dedoşum diye sarılmak isterdim;ama olmuyor.babamın babası yaşıyor ama onu sevemiyorum istediğim gibi.çünkü yıllarca sadece bayramdan bayrama görüştüm.dede diye pek sarılmadım bile.dedemde sevgiyi hissedemiyorum tam olarak.sadece dedem var diye biliyorum.ama ne ben ona torunluk yaptım ne de o bana dedelik yaptı.ikisinin de nasıl yapılacağını bilmiyorum.dede babaanne o kadar uzak kavramlar ki bana anlatamam.sadece hayatımda iki kelime,iki insan değil.
ben ileride anne olabilirsem en çok dikkat edeceğim şeyler arasında...dedeler,anneanne,babaanne...
çocuklarımın benim gibi duyarsız olmasını istemiyorum.sanırım o yüzden 1. ve 2. derece akrabalar dışındakileri pek önemsemiyorum.annem bu davranışlarıma kızıyor.ama elimden bir şey gelmiyor.dede babaanne sevgisinden yoksun kalınca demek ki diğer şahıslar o kadar önem taşımıyor.sanırım babam da anne babadan yoksun kaldığı için akraba kavramına pek inanmıyor.
ben babama benziyorum çoğu açıdan.bu çoğu zaman kötü oluyor.
inşallah eğer bir gün olursa eşimin ailesiyle annemlerin yaşadığı gibi sorunlar yaşamam ve çocuklarım da benim ya da babam gibi olmazlar...
lise 2.sınıftayken çocukluk arkadaşımın babası vefat etmişti.ben ona başın sağolsun diyememiştim.sadece yanına oturdum elini tuttum ve başını omzuma koyup ağlamıştı.ben de dik durmaya çalışıyordum.gözyaşlarımı içime akıtmıştım.
ben onun yanında olmalıydım.
ağlamış mıdır herkesin yanında
ben aradığımda saat 00:19 du.ve arkadan müzik sesi geliyordu sanki.büyük bir ihtimalle atladı arabaya uzak sessiz bir yere gidip kendini sakinleştirmeye çalışıyordu.
biliyorum ölüm hep ensemizde ama duyunca hem de yakın birinden duyunca gözümüzün önüne geliyor.bildiğimiz şeyden bir kez daha korkuyoruz.giden için kolay mıdır bilmiyorum ama birisinin yokluğunu hissetmek çok kötü.
tamam benim dedemle pek paylaşımım olmadı ama onu özel günlerde yanımızda görmek çok çok iyi olurdu.bayramlar,doğumlar,doğum günleri,düğünler...
sakarya'dan gelince dedeme de dedoşum diye sarılmak isterdim;ama olmuyor.babamın babası yaşıyor ama onu sevemiyorum istediğim gibi.çünkü yıllarca sadece bayramdan bayrama görüştüm.dede diye pek sarılmadım bile.dedemde sevgiyi hissedemiyorum tam olarak.sadece dedem var diye biliyorum.ama ne ben ona torunluk yaptım ne de o bana dedelik yaptı.ikisinin de nasıl yapılacağını bilmiyorum.dede babaanne o kadar uzak kavramlar ki bana anlatamam.sadece hayatımda iki kelime,iki insan değil.
ben ileride anne olabilirsem en çok dikkat edeceğim şeyler arasında...dedeler,anneanne,babaanne...
çocuklarımın benim gibi duyarsız olmasını istemiyorum.sanırım o yüzden 1. ve 2. derece akrabalar dışındakileri pek önemsemiyorum.annem bu davranışlarıma kızıyor.ama elimden bir şey gelmiyor.dede babaanne sevgisinden yoksun kalınca demek ki diğer şahıslar o kadar önem taşımıyor.sanırım babam da anne babadan yoksun kaldığı için akraba kavramına pek inanmıyor.
ben babama benziyorum çoğu açıdan.bu çoğu zaman kötü oluyor.
inşallah eğer bir gün olursa eşimin ailesiyle annemlerin yaşadığı gibi sorunlar yaşamam ve çocuklarım da benim ya da babam gibi olmazlar...
13 Nisan 2010 Salı
bugün...
bugün flag futbol seçmeleri vardı kampüste...benim en yakın arkadaşım da oradaydı.ben izlerken eğlendim...tabi benim gözümün bir arkadaşımdayken diğeri koçtaydı :D belki onun da gözü bendeydi... koşarken o öndeydi iki tur attılar ikisinde de bana bakıp gülümsedi:D seviyorum uleynnn diyesim geldi :D haftasonu maçta bacağını incitmiş :S babası maça çıktı diye kızmış konuşmuyormuş benim canımla...onunla nasıl konuşmaz ya tamam sağlığını tehlikeye atıyor ama bilmiyorum onu üzmeye hakkı yok gibi geliyor...adamın tek amacı oğlunu korumak,sertmiş kendisi zaten... daha önce de kan verdi diye kızmıştı...
neyse fazla dedikodu yapmayayım...
bugün mutluydum doya doya izledim :D ama bir hafta boyunca görmeyeceği tabi ki de fotoğraflarına bakacağım da canlısı gibi olur mu hiç?özleyeceğim hem de çok bu gece görüşürüz diyorduk eve gelir ama İzmit'e gitmiş.olsun en azından nerede olduğunu biliyorum.ya onun nerede olduğunu hiç bilemeseydim...
seçmeleri yarıda bırakıp sınavımıza gittik.bir şeyler yazdım canım sıkıldı çıktım.sınavlarda dolandırmayı sevmiyorum.kısa ve öz yazarım.ben sadece anlatırken uzatırım.sınavlarda aynı şeyleri tekrar tekrar yazmayı sevmiyorum.sıkıcı geliyor ve saçma bence.ne gerek var ki az sözle anlatmak varken uzatıp cümleleri karıştırmaya...
sınavdan çıkışta gittik salona onlar da çıkıyorlardı.arabaya binip gittiler.vedalaşmayı düşünüyordum ama olmadı neyse...
bugün telefonu benim yanımdaydı bana telefonum çaldı mı diye sordu benim tepki seni benden başka arayan var mı ki ? :D :P bir şey dediğini hatırlamıyorum...kızmış olabilir tabi bilemeyeceğim...ama öyle herkes onu benim telefonumdan arıyor...acaba numaramı ne diye kaydetti.beni adaşlarımdan nasıl ayırdı acaba?merak etmiyor değilim yani.
onu düşünmek çok güzel ama hala belki de hiçbir zaman onu yanımda hayal edemeyeceğim...bazen rüyamda sarılıyoruz ama o kadar...o bile hayal etmeme yardımcı olmuyor...
amerikan futbolunu bırakıp flag futbol koçu olmalı...sağlığı o zaman daha az tehlike altında olur böylece babası ile de arası bozulmamış olur.ve ben ona maçta ne olacak diye korkmam...çok seviyor amerikan futbolunu,onunla ilgili bir şeyler yaparken o kadar ciddi oluyor o kadar çok seviyor ki o halleri çok hoşuma gidiyor...mesela bugün de seçmelerde çok ciddiydi doğru düzgün ben hariç kimseye gülümsemedi...kaç kere yanıma geldi bir şeyler almak için ama bir kere konuştuk...
bugün güzeldi yorgunluğuma uykusuzluğuma rağmen...vizelerim bitti sabah evime gidiyorum...
şubattan beri eve gitmemiştim...özledim evimi...
ben normalde bu kadar uzun süre kalamazdım burada...pek sevmiyorum bu şehri...
içindekileri seviyorum tamam son 1 aydan beri birini daha farklı seviyorum...o bilmese bile umurumda değil.
neyse ya ben uyuyacağım...uyandığımda yolculuk var :) hem belki onu da rüyamda görürüm:)
kendimi seviyorum...
bugün bir tane kızla tanıştım bana dedi ki ne kadar da güler yüzlüsün neşelisin...
geçen gün kumpir alırken de aynı şeyleri duymuştum.1haftada 3 kişi iyiymiş vallahi:D
o da güler yüzlü,neşeli olduğumu farketmiş midir acaba?
yakında öğrenirim herhalde...
öptüm,sevdim kendimi :D
% kaç?????
hayat neden acımasız?neden insanlara istediklerini ya geç veriyor ya da hiç vermiyor.hayatın bana garezi olma olasılığı yüzde kaç acaba?
12 Nisan 2010 Pazartesi
ha bitanem...

gelmedin bu gece izmit'tesin çünkü dedenin yanında ama yarın sabah seni göreceğim...çünkü flag futbol takımının seçmeleri var :D yarın sabah seni doya doya izleyeceğim...ama bu gece aynı odada oturmayı tercih ederdim sesini duyardım gülümserdin sen...o kadar çok tatlısın ki...senin benim olmanı isterdim...
cuma günü kafeteryada gördüm seni bir kızla masa tenisi oynadın...masanın başına gelirken kız kolunu senin omzuna atmıştı...kıskandım hem de çok sonra...ama ben habibi beklerken sen de o kızlaydın ama biz gelirken bana bir bakış attın...anlatamam çok mutlu oldum...sonra hiç kıskançlık duymadım nedense sanki sen benimdin ve o kız hiçbir şeydi senin için...rahatlamıştım...başını öne eğerek kötü kötü bakmaya çalışırken yüzündeki o gülümseme her şeyi götürdü ve benim yüzümde salak bir gülümseme oluştu...o salak gülümsememi hiç kaybettirme bana tamam mı aşkım...sen benim sana aşkım dediğimi bilmiyorsun belki bir gün sana derim doya doya içimdeki bütün duyguları açığa vurarak...
her sabah ilk seni düşünüyorum,gece uyumadan önce en son sen geçiyorsun aklımdan...rüyamda seni görüyorum...
mutlu oluyorum... ama bazen de mutsuz oluyorum seni görünce çünkü benim olmayacaksın biliyorum...senin karşında kendimi o kadar yetersiz görüyorum ki anlatamam özgüven falan kalmadı bende...
aşığım sana,seviyorum seni,özledim seni...demek ihtiyacım olduğunda benim de yanımda olur musun dedenin yanında olduğun gibi...bunu yapar mısın?
senin beni farketmeni ne kadar bekleyeceğim?
farkeder misin benim seni sevdiğimi,o kadar çok yoğunsun ki...
zaten cumartesi günkü maçta hacettepeye 57-8 yenilmişsiniz...
merak ettim seni hem de çok bi şey oldu mu diye ama sonra karahaber tez duyulur dedim ve merakımı geçiştirmeye çalıştım...iyisin biliyorum arkadaşım senin konuştu bu gece...
bıktın mı canım telefonunda adımı hep görmekten...ne zaman telefonuna baksan mesaj ya da arama var :D
ama onlar ben değilim çoğunlukla çevremdekiler arkadaşların...
seni aramayı isterdim ama yapamıyorum...bir kere mesaj attım yağmurlu bir havada "koş" diye ama sen bana geri dönmedin...neyse onu yoğunluğuna verdim...kolay değil başında o kadar çok şey var ki hangisine yetişeceksin...ben onların arasında o kadar çok küçüğüm ki o kadar çok önemsizim ki beni hep es geçiyorsun...
belki bir gün hayatının merkezi olurum ha bitanem...
11 Nisan 2010 Pazar
komplo
hayat bana dün gece yattığımda komplo kurmuşt.bir yerime bir şey olmadan kendimi zor kurtardım...uyurken üstüme aldığım battaniyede iğne vardı ve tam yattığım anda elime battı.elime batmasaydı yüzüme batma olasılığı yüksekti ve bu çok çok çok çok kötü olurdu.
hayat bana istediklerimi vermediği halde bir de hiçbir şey yokmuş gibi bana komplo kurmaya başladı...ucuz kurtuldum bu seferlik ama hayat bana asıl komplosu yarınki sınavımla yapacak ve dersten kaldırcak... korkuyorum...ve ben ders çalışmıyorum...ders çalışmak yerine garip garip aktivitelerde bulunup dersten kaçıyorum...
hayat bana istediklerimi vermediği halde bir de hiçbir şey yokmuş gibi bana komplo kurmaya başladı...ucuz kurtuldum bu seferlik ama hayat bana asıl komplosu yarınki sınavımla yapacak ve dersten kaldırcak... korkuyorum...ve ben ders çalışmıyorum...ders çalışmak yerine garip garip aktivitelerde bulunup dersten kaçıyorum...
10 Nisan 2010 Cumartesi
ah eden...
bende sorun var sanırım.ben neden yanımda olacak birini bulamıyorum.
insanlar birbirini nasıl buluyor çok merak ediyorum.bilmediğim için de bana çok garip geliyor o duygu.nasıl bir duygu olduğunu bilmek isterdim.seven ve sevilen olmak,aşk dolu bakışlar,güven... gerçekten öğrenmek isterdim.çevremde birbiriyle uyumlu çiftler var ama ben o çift sözcüğünün bile içinde olmadım.aşkım sözcüğünü hakkeden birine söylemeyi çok isterdim.sevgimi saklamamayı çok isterdim.duygularımı herkes .görsün isterdim.yıllardır kurduğum hayallerdeki erkeğin yerini birisinin almasını isterdim.hayallerimi paylaşabileceğim birini isterdim.
farkettim de neden ben di'li geçmiş zamanda konuşuyorum.sanırım olmayacağını bildiğim için.
geçen gün arkadaşımla 'kim ah etti?' diye konuşuyorduk.o birinin adını söyledi.ama ben düşündüm.dedim ki kimse bana ah edicek kadar değer vermedi bugüne kadar en azından ben bilmiyorum.ben çok sevildiğimi ya da aşık olunduğumu sanmıyorum.
kimse benimle bir ömür geçirmek istemiyor.yoldan geçerken bakıyorlar,laf atıyorlar,güzel ve hoş olduğumu söylüyorlar;fakat yanımda kimse yok.hep yalnızım...
neden yalnızlığıma bu kadar taktım bilmiyorum.
yalnızlık batıyor artık bana.yanımda bir nefes istiyorum.
beni sevmek çok mu zor?
sanırım öyle...
o kadar çok ben diyorum ki biz diyebileceğimi düşünmüyorum.
ben hiç biz demedim ki...
biz demek isterdim tek yürek olup biz demek isterdim...
biz gidiyoruz.
biz birbirimizi seviyoruz.
biz birbirimize çok aşığız.
biz evleneceğiz.
bizim çocuğumuz olacak.
böyle biz ile ilgili cümle kurulabilir;ama ben bir gün kullanabileceğimi sanmıyorum.
sadece o adamı bekliyorum.bir gün hayatım ve ben değişecek.değişimi bekliyorum.
aşkı yaşayınca her şey durulacakmış gibime geliyor.
asiliğim,hırçınlığım gidecekmiş gibi geliyor.tamamlanınca sanki bütün sorunlarım tükenecekmiş gibi geliyor.
hayatımdaki tek sorunum aşk gibi değil mii
aslında olabilir
tabi ki de benim de başka sorunlarım ama onların hepsi aşılması kolay şeyler.
sadece aşk bana bağlı değil.anlık.
benim tek derdim sevildiğimi bilmemek tamam arkadaşlarım ailem seviyor.sanırım artık onların sevgisi bana yetmiyor.
daha özel bir şey istiyorum.
birisine baktığımda bana bakacağını bilmek istiyorum ona baktığım gibi.
sev,ncimi ve hüznümü paylaşacak birini istiyorum.
beni her halimle sevecek birini istiyorum.
hayallerimdekinin beni sevmesini istiyorum.
sesini duyunca rahatlayacağım birini istiyorum.
şarkıda dediği gibi aşk bir kapı çalarsın çalarsın açılmaz ki...
ben o kapının önündeyim hep ama çalmaya da açmaya da cesaretim yok...
ben o kapıyı açtığımda göreceklerimden,duyacaklarımdan,yaşayacaklarımdan çekiniyorum.
hayal kırıklığı,kalp kırgınlığı yaşamaktan korkuyorum.
değer görmemekten korkuyorum.
anlaşılmamaktan korkuyorum.
bazen aşk istemekten bile korkuyorum.
yalnızlık hem iyi hem de kötü.
iyi yanları da kötü yanları da dolu...
rahatsın kimse karışmıyor.... gibi liste sayılabilir.
neyse beni korkularımdan kimse vazgeçirmeye çalışmıyor,kimse benle olmak için uğraşmıyor.
kim?
insanlar birbirini nasıl buluyor çok merak ediyorum.bilmediğim için de bana çok garip geliyor o duygu.nasıl bir duygu olduğunu bilmek isterdim.seven ve sevilen olmak,aşk dolu bakışlar,güven... gerçekten öğrenmek isterdim.çevremde birbiriyle uyumlu çiftler var ama ben o çift sözcüğünün bile içinde olmadım.aşkım sözcüğünü hakkeden birine söylemeyi çok isterdim.sevgimi saklamamayı çok isterdim.duygularımı herkes .görsün isterdim.yıllardır kurduğum hayallerdeki erkeğin yerini birisinin almasını isterdim.hayallerimi paylaşabileceğim birini isterdim.
farkettim de neden ben di'li geçmiş zamanda konuşuyorum.sanırım olmayacağını bildiğim için.
geçen gün arkadaşımla 'kim ah etti?' diye konuşuyorduk.o birinin adını söyledi.ama ben düşündüm.dedim ki kimse bana ah edicek kadar değer vermedi bugüne kadar en azından ben bilmiyorum.ben çok sevildiğimi ya da aşık olunduğumu sanmıyorum.
kimse benimle bir ömür geçirmek istemiyor.yoldan geçerken bakıyorlar,laf atıyorlar,güzel ve hoş olduğumu söylüyorlar;fakat yanımda kimse yok.hep yalnızım...
neden yalnızlığıma bu kadar taktım bilmiyorum.
yalnızlık batıyor artık bana.yanımda bir nefes istiyorum.
beni sevmek çok mu zor?
sanırım öyle...
o kadar çok ben diyorum ki biz diyebileceğimi düşünmüyorum.
ben hiç biz demedim ki...
biz demek isterdim tek yürek olup biz demek isterdim...
biz gidiyoruz.
biz birbirimizi seviyoruz.
biz birbirimize çok aşığız.
biz evleneceğiz.
bizim çocuğumuz olacak.
böyle biz ile ilgili cümle kurulabilir;ama ben bir gün kullanabileceğimi sanmıyorum.
sadece o adamı bekliyorum.bir gün hayatım ve ben değişecek.değişimi bekliyorum.
aşkı yaşayınca her şey durulacakmış gibime geliyor.
asiliğim,hırçınlığım gidecekmiş gibi geliyor.tamamlanınca sanki bütün sorunlarım tükenecekmiş gibi geliyor.
hayatımdaki tek sorunum aşk gibi değil mii
aslında olabilir
tabi ki de benim de başka sorunlarım ama onların hepsi aşılması kolay şeyler.
sadece aşk bana bağlı değil.anlık.
benim tek derdim sevildiğimi bilmemek tamam arkadaşlarım ailem seviyor.sanırım artık onların sevgisi bana yetmiyor.
daha özel bir şey istiyorum.
birisine baktığımda bana bakacağını bilmek istiyorum ona baktığım gibi.
sev,ncimi ve hüznümü paylaşacak birini istiyorum.
beni her halimle sevecek birini istiyorum.
hayallerimdekinin beni sevmesini istiyorum.
sesini duyunca rahatlayacağım birini istiyorum.
şarkıda dediği gibi aşk bir kapı çalarsın çalarsın açılmaz ki...
ben o kapının önündeyim hep ama çalmaya da açmaya da cesaretim yok...
ben o kapıyı açtığımda göreceklerimden,duyacaklarımdan,yaşayacaklarımdan çekiniyorum.
hayal kırıklığı,kalp kırgınlığı yaşamaktan korkuyorum.
değer görmemekten korkuyorum.
anlaşılmamaktan korkuyorum.
bazen aşk istemekten bile korkuyorum.
yalnızlık hem iyi hem de kötü.
iyi yanları da kötü yanları da dolu...
rahatsın kimse karışmıyor.... gibi liste sayılabilir.
neyse beni korkularımdan kimse vazgeçirmeye çalışmıyor,kimse benle olmak için uğraşmıyor.
kim?
9 Nisan 2010 Cuma
her neyse özledim seni...
özledim yakınımdaki adamı özledim...
her gün gördüğüm adamı özledim...
özledim...
çok özledim...
aynı odada bulunmayı özledim...
daha da özleyeceğim...
yaklaşık iki haftadan beri aynı ortamda değiliz.sadece ayaküstü görüyorum,arabanı,fotoğrafını falan...
ama yetmiyor işte onlar bana...
ben hep yanımda olmanı istiyorum zaten yarın aynı şehirde bile olmayacağız.maça gidiyorsun...korkuyorum maçta sana bir şey olur diye en azgın takımla oynayacaksın...lütfen sana zarar gelmesin...
özlemlerim artıyor sürekli içimde o kadar çok özlem duyuyorum ki aileme,arkadaşlarıma,keşana,sana...
en çok da sana...
çünkü onlara gidip istediğim gibi sarılabilirim,öpebilirim;ama senle olmuyor seni özledim diyerek sana sarılamıyorum...
ben özlemek istemiyorum kimseyi.herkes yanımda olsun istiyorum...
beni özlemeni isterdim biliyorum ki çok yoğunsun...maç,deden,ailen,arkadaşların,yeni takım...
eminim bilmediklerim de vardır.
ben aklına geliyor muyum?pek sanmıyorum..........
adım aklından geçiyor mudur?
yüzüm gözünün önüne geliyor mu?
hiç mi hiç sanmıyorum....
bir gün geleceğini de düşünmüyorum...
çünkü benim isteklerim olmaz...
ben hep imkansızın peşinde sürüklenip giderim.sonra hayal kırıklıkları kalır elimde,avucumda,kalbimde...
ben sadece bir gün istediğim kişinin beni istemesini istiyorum.
keşke bilseydim kim o olduğunu sen misin o?
ben anladıysam senin o kişi olduğunu ya sen anlamazsan,ya ben senin o değilsem.
ben senin doğru kişi olmanı istiyorum,ben senin için doğru kız olmak istiyorum.
öyle midir?
ben senin doğru kişi olmanı istiyorum.ama senin beni sevmen çok sevmen lazım...
beni çok sever misin aşk sevgi dileniyorum artık
4 Nisan 2010 Pazar
neden sevgilim yok?
neden sevgilim yok?
çünkü
hoşlandıklarımın benden hoşlanmaması
sevdiğimin beni sevilmemesi,seveni sevemediğim için
erkeklere karşı güven eksikliği taşıdığım için
ne kadar çok erkekle anılırsan "kaşar" denme olasılığının yüksek olması
kendime göre biri yok
ömür geçirecek biri aradığım için
erkeklerden kaçtığım için
bir ilişki yaşamadığım için
kendime güvenmediğim için
korktuğum için
çok korktuğum için
zaman sorunu olduğu için
kısıtlamalar yüzünden
sinirli olduğum için
çirkin olduğum için
dişlerim çarpık diye
şişman olduğum için
çocuk olduğum için
aşık olmadığım için
aşık olunmadığım için
kimse benimle uğraşmadığı için
deli olduğum için
büyümediğim için
ani tepkilerim olduğu için
saf olduğum için
yeteneğim olmadığı için
arkadaşlarıma önem verdiğim için
çok şey istediğim için
az şey istediğim için
yanlış geldikleri için
yeterince iyi olmadığım için
değersiz olduğum için
dik kafalı olduğum için
istediğimi bulamadığım için
istediğim beni bulmadığı için
beni bulmadığı için
KORKTUĞUM İÇİN........................
çünkü
hoşlandıklarımın benden hoşlanmaması
sevdiğimin beni sevilmemesi,seveni sevemediğim için
erkeklere karşı güven eksikliği taşıdığım için
ne kadar çok erkekle anılırsan "kaşar" denme olasılığının yüksek olması
kendime göre biri yok
ömür geçirecek biri aradığım için
erkeklerden kaçtığım için
bir ilişki yaşamadığım için
kendime güvenmediğim için
korktuğum için
çok korktuğum için
zaman sorunu olduğu için
kısıtlamalar yüzünden
sinirli olduğum için
çirkin olduğum için
dişlerim çarpık diye
şişman olduğum için
çocuk olduğum için
aşık olmadığım için
aşık olunmadığım için
kimse benimle uğraşmadığı için
deli olduğum için
büyümediğim için
ani tepkilerim olduğu için
saf olduğum için
yeteneğim olmadığı için
arkadaşlarıma önem verdiğim için
çok şey istediğim için
az şey istediğim için
yanlış geldikleri için
yeterince iyi olmadığım için
değersiz olduğum için
dik kafalı olduğum için
istediğimi bulamadığım için
istediğim beni bulmadığı için
beni bulmadığı için
KORKTUĞUM İÇİN........................
tek başımayım hep öyleyim...
hep yalnızım...
arkadaşlarım hep bana sevgilin var mı diye soruyorlar...
benim yanıt hep: hayır yok
hiç olmadı da denilebilir.1 tane sevgilim oldu sanırım...
çok kötü bir tecrübeydi.onun yüzünden o kadar çok pişmanlık yaşadım ki anlatamam...
çok ağladım...hatta ağlamayı onun sayesinde öğrendim bile denilebilir.sevdim mi evet çok sevmiştim.o sevmedi mi peki hiç sanmıyorum...birazcık sevseydi yanımda olurdu hala sanırım.aşk mıydı bilmiyorum hiç anlayamadım...onu sürekli düşünme sebebim onun hareketleriydi.benim aklımı o kadar çok karıştırdı ki anlatamam.sürekli bir umut peşindeydim.bu sefer benim diyordum.bu sefer bitti. hep birlikteyiz artık.değildik...hiç olmadık...hiç olmayacaktık da...
iyi ki olmadı da...
ben onu istemiyorum...
o zamanlar ilk sevgilim,hayatımdaki ilk erkek diye istemiştim onu...
küçüklüğümden beri hep ilk aşkım son aşkım olacak diye düşünmüştüm...
böyle düşünmemin tek sebebi annem...
evet annemi suçluyorum...
neden mi?
çok basit babamla olan ilişkisi yüzünden
bana "tek ve ilk" düşüncesini alt alttan aşıladığı için...
bana aşkın önemsiz olduğunu söylediği için
derslerimin okulun hep daha önemli olduğunu söylediği için...
hep yalnızım...
arkadaşlarım hep bana sevgilin var mı diye soruyorlar...
benim yanıt hep: hayır yok
hiç olmadı da denilebilir.1 tane sevgilim oldu sanırım...
çok kötü bir tecrübeydi.onun yüzünden o kadar çok pişmanlık yaşadım ki anlatamam...
çok ağladım...hatta ağlamayı onun sayesinde öğrendim bile denilebilir.sevdim mi evet çok sevmiştim.o sevmedi mi peki hiç sanmıyorum...birazcık sevseydi yanımda olurdu hala sanırım.aşk mıydı bilmiyorum hiç anlayamadım...onu sürekli düşünme sebebim onun hareketleriydi.benim aklımı o kadar çok karıştırdı ki anlatamam.sürekli bir umut peşindeydim.bu sefer benim diyordum.bu sefer bitti. hep birlikteyiz artık.değildik...hiç olmadık...hiç olmayacaktık da...
iyi ki olmadı da...
ben onu istemiyorum...
o zamanlar ilk sevgilim,hayatımdaki ilk erkek diye istemiştim onu...
küçüklüğümden beri hep ilk aşkım son aşkım olacak diye düşünmüştüm...
böyle düşünmemin tek sebebi annem...
evet annemi suçluyorum...
neden mi?
çok basit babamla olan ilişkisi yüzünden
bana "tek ve ilk" düşüncesini alt alttan aşıladığı için...
bana aşkın önemsiz olduğunu söylediği için
derslerimin okulun hep daha önemli olduğunu söylediği için...
mutluluk gözyaşları
benim pazartesi günü vizelerim başlıyor ve ben üstüne hasta oldum.bugün arkadaşlarla toplanıp ders çalıştık.ders çalıştıktan sonra kahve falı baktırdım.ben tam bir fal manyağıyım.bu geceki kahve falımda "E" harfi çıktı.eskiden yüzüm başkasına dönükmüş ama ona sırtımı dönmüşüm.şimdi yüzüm başka birine dönükmüş ve ve ve onun da yüzü bana dönükmüş...inşş öyledir.emin olmayı bırak düşünmesi bile zor bir şey aslında benim açımdan.bir haber gelecekmiş mutluluk gözyaşu dökecekmişim.hep gözyaşı döküyorum zaten.mutluluk gözyaşı diye bir şey gerçekten var mı hiç bilmiyorum.döktüm mü dökmedim mi bilmiyorum.hatırladığım kadarıyla hep hüzünlü,kötü olduğum zamanlarda gözyaşı döktüm. merak etmiyorum değil hani de mutluluk gözyaşı.belki bir gün yaşarım varsa eğer öyle bir şey gerçekten.bana biri çiçek verecekmiş.vermesini istediğim kişinin olmasını çok isterim.umut kapısı :) umut fakirin ekmeğidir sonuçta.ben hiç çiçek almadım hayatım boyunca.çok yaşadım ya çiçek almamam kusur.benim için bir erkek hiçbir şey yapmadı.belki de o yüzden tam olarak ilişkilere inanmıyorum.çevremde görüyorum;ama hiç yaşamadım.sanırım bazen özeniyorum.sanırım çoğu zaman da kendimi değersiz hissediyorum.
neden kimse beni çok sevmiyor?
neden istediğim kişi bana aşık olmuyor?
neden ben ömür boyu sürecek bir ilişkiye adım atamıyorum?
çok mu şey istiyorum?
ben mutlu olabilecek miyim?
birisi beni mutlu edecek mi?
ben hayatımın aşkını bulabilecek miyim?
hayatımın aşkının hayatının aşkı olacak mıyım?
evlenecek miyim?
hayatımın aşkıyla evlenebilecek miyim?
aşkımdan çocuklarım olacak mı?
neden kimse beni çok sevmiyor?
neden istediğim kişi bana aşık olmuyor?
neden ben ömür boyu sürecek bir ilişkiye adım atamıyorum?
çok mu şey istiyorum?
ben mutlu olabilecek miyim?
birisi beni mutlu edecek mi?
ben hayatımın aşkını bulabilecek miyim?
hayatımın aşkının hayatının aşkı olacak mıyım?
evlenecek miyim?
hayatımın aşkıyla evlenebilecek miyim?
aşkımdan çocuklarım olacak mı?
bu sorularla yaşıyorum.ben bu soruların yanıtlanmasını istiyorum.çok şey istediğimi düşünmüyorum.ben sadece tamamlanmak istiyorum;çünkü böyle yalnız kendimi eksik hissediyorum.bir nefes,ağlayacak bir omuz,yürüyecek bir yoldaş,gözüm,kulağım,elim,kalbim,beynim,umudum,neşem,arkadaşım,dostum,sevgilim,hayatım,ömrüm,aşkım olacak birini istiyorum.beni tamamlayacak birine ihtiyacım var.beni anlayacak,beni sevecek,bana aşık olacak,hep yanımda olacak,her halde beraber olacak birini istiyorum.bundan sonra tek olsun,tek olayım.
sevilmeye,sarılmaya o kadar çok ihtiyacım var ki...
sevdiğim adamın yanında uykuya dalmak istiyorum huzur içinde.
sevdiğim adamın yanında uyanmak istiyorum.
ne kadar çok sevdiğimi anlatmak istiyorum.
ben beni sevenle hayal kurmak istiyorum.
ben mutlu olmak istiyorum.
ben sadece aşkı yaşamak istiyorum.
ben aşk sarhoşu olmak istiyorum.
ben gerçekten aşk dolu bir ilişki yaşamak istiyorum.
ben beklediğime değecek birini istiyorum....
ben aşkı dolu dizgin yaşamak istiyorum....
31 Mart 2010 Çarşamba
salak gülümseme
kendimi çok iyi hissediyorum :D mutlu bile denilebilirim.heyecanlıyım.kalbim hızla atıyor.
onun için pembe filomingolar filmini buldum hatta getirttim.süpriz bir şekilde de verdim:D arabasının üstüne koydum :D ve şaka sanmış birisini mutlu etmeyi özlemişim.karşılığını ödeyeceğim dedi ama ben karşılık bekleyerek yapmamıştım ki.ben sadece onun yüzünde gülümseme görmek istedim ki gördüm:D o karşılığını ödeyeceğim dediğinde ben de karşılık bekleyerek yapmadım hiçbir şeye gerek yok dedim o da içten gelen bir şey bu dedi :D içinden ne geldiğini merak etmedim değil hani.neyse ben bugün onu gördüm ya başka bir şey istemem herhalde mutluyum aynaya bakmadım ama yüzümde salak bir gülümseme olduğunu biliyorum.
bu salak gülümseme için ona teşekkür ederim...
onun için pembe filomingolar filmini buldum hatta getirttim.süpriz bir şekilde de verdim:D arabasının üstüne koydum :D ve şaka sanmış birisini mutlu etmeyi özlemişim.karşılığını ödeyeceğim dedi ama ben karşılık bekleyerek yapmamıştım ki.ben sadece onun yüzünde gülümseme görmek istedim ki gördüm:D o karşılığını ödeyeceğim dediğinde ben de karşılık bekleyerek yapmadım hiçbir şeye gerek yok dedim o da içten gelen bir şey bu dedi :D içinden ne geldiğini merak etmedim değil hani.neyse ben bugün onu gördüm ya başka bir şey istemem herhalde mutluyum aynaya bakmadım ama yüzümde salak bir gülümseme olduğunu biliyorum.
bu salak gülümseme için ona teşekkür ederim...
29 Mart 2010 Pazartesi

ben vicdan azabı çekiyorum.hem mutlu hem mutsuz olmak...hem sevgi hem nefret...aşık mıyım bilmiyorum onun benden hoşlandığından bile emin değilim.
beni sürekli eleştiriyor olumlu ve olumsuz...yaptığım kahveden,kilomdan,hareketlerimden... her şeyimi eleştiriyor.
ben onunla olmayı gerçekten istiyor muyum bilmiyorum.onunla olmayı istiyorum;ama olabilir miyim?ben 1 ay sürecek bir şey istemiyorum.ömür boyu sürecek bir şeyde şu anda ağır gibi geliyor.ben alışık değilim ki üstelik o da benim erkek versiyonum.ya çok kolay olur ya da çok zor bir ilişkimiz olur.onunla uğraşmayı seviyorum o da benimle uğraşmayı seviyor galiba... galiba beni cumartesi gecesi denedi koluma yattı ama ben çektim kendimi;çünkü içimden sarılmak,başını öpmek geldi ve bu imkansız bir istek...
ben neden imkansızı istiyorum...
gerçekleşmeyecek şeyleri istemekten bıktım...
ben onu çok özlüyorum... bir gün fotoğrafını bile görmesem kendimi iyi hissetmiyorum...
onu görünce uyuyamıyorum...
rüyamda onu görüyorum... rüyalarım hiç gerçek olmuyor ki benim...
ben beni tamamlamasını isiyorum...
beni tamamlar mı ki?
bana gelir mi ki?
benim olur mu ki?
28 Mart 2010 Pazar
sinirliyim.
kırıldım.
kırgınım.
canım sıkkın.
gitmek istiyorum.
uzaklara çok uzaklara gitmek istiyorum.
depresyondayım.
boşluktayım.
ağlamak istiyorum.
çığlık atmak istiyorum.
birisine sarılmak istiyorum.
tek başıma kalmak istiyorum.
koşmak istiyorum.
rüzgara karşı durmak istiyorum.
kurtulmak istiyorum.
kendimden bıktım.
ani tepkilerimden bıktım.
ben ÖLMEK istiyorum....
kırıldım.
kırgınım.
canım sıkkın.
gitmek istiyorum.
uzaklara çok uzaklara gitmek istiyorum.
depresyondayım.
boşluktayım.
ağlamak istiyorum.
çığlık atmak istiyorum.
birisine sarılmak istiyorum.
tek başıma kalmak istiyorum.
koşmak istiyorum.
rüzgara karşı durmak istiyorum.
kurtulmak istiyorum.
kendimden bıktım.
ani tepkilerimden bıktım.
ben ÖLMEK istiyorum....
14 Mart 2010 Pazar
içim içime sığmıyor ve bu yüzden kendimi kötü hissediyorum.gece doğru düzgün hiç uyuyamadım onu düşünmekten. öyle tatlı ki hele gülüşü ....offf offf!!!onu kafamdan atmam lazım...yürüyüşe bile çıktım yağmur yağdı üstüme...ama o akıp gitmedi...gitmesini istedim ama yapamadım...uyudum uyandım hep onu düşündüm.yüzü gözümün önündeydi,gülümsüyordu.
onun benim olmasını isterdim...sanırım başkalarının tanrı diye nitelendirdiği sevgili profilim GERÇEK!!!hayatta gerçekten böyle bir erkek olmasını ummazdım,ütopik bir şey istiyorum sanıyordum...
o yakışıklı
o tatlı
onun gülüşü harika
o küpeli
o kaslı
o ney çalan biri
o sporcu
o kirli sakallı
o iyi
o komik
o şirin
....
ama O hiçbir zaman BENİM olmayacak biliyorum...o bana bakmaz ki zaten en başta.hem zaten en yakınım da ondan hoşlanıyor...ama onu arkadaşlarımızın yıl dönümünde görmüştüm ilk.gözlerimi ayıramamıştım o gece ondan...gözlerimi ayırmak için direkt bilgisayar başına geçmiştim.tam istediğim erkek tipiydi...şimdilik sadece dış görünüşünden bahsedebiliyorum.sanırım fazlası da olmayacak.ne sanırımı ya kesinlikle fazlası yok...
BEN kim,O kim?
onu kampüste görünce o kadar heyecanlanıyordum ki...
aşk mı bilmiyorum ama aşırı derecede hoşlanıyorum en azından bunu biliyorum...
bu bile yasak bana pufum varken..
birlikte olsak bile ekonomik durumlarımız çok farklı olduğu için sorun çıkabilir...bu da önemli bir eksi hatta kocaman bir eksi benim için...adamın arabası bile var...ben ise devlet çocuğuyum...
gene kendi kendime gelin güvey oldum...adam yüzüme baktı da ben birlikte olursak ne olur diye düşünüyorum...buna dereyi görmeden paçaları sıvamak denir...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)