4 Ocak 2018 Perşembe

George Orwell- Faşizm Kehanetleri

George Orwell, Faşizm Kehanetleri, çev. Aylin Onacak, İstanbul: Sel Yayıncılık, Temmuz 2016, 115 sayfa.

George Orwell'in çeşitli dergilerde yayımlanan yazılarından toplanan makaleler Faşizm Kehanetleri adıyla basılmıştır. Çoğunlukla 1945 ve sonrası yazdıklarından oluşmaktadır.

Orwell, Swift'in Gulliver'in Seyahatleri adlı eserinin eleştirisini yapmıştır ve Yenikonuş'a konusunda da ilham almıştır. Sözcük sayısının azaltılması radikal distopik bir karardır. Günümüzde insanlar sözcük dağarcıklarını geliştirmek isterler. "'Dostluk' ve 'iyilikseverlik'e önem verirler ama 'Bunlar da sadece belirli kimselere karşı duyulan bir şey olmayıp, bütün ırk için evrenseldir'. Aynı zamanda sohbete de değer verirler ama sohbetlerinde fikir ayrılığı yaşanmaz ve bunlar 'gereksiz hiçbir sözcüğün yer almadığı, her şeyin en az sayıda en anlamlı sözcüklerle ifade edildiği sohbetler'dir." (syf 23) İnsanlar aynı sözcüklerle benzer düşüncelere sahip olurlar.

"Benim 'vatanseverlik'ten kastım, belirli bir yere ve yaşam biçimine bağlılık: Kişi, dünyada daha iyi bir yer ya da yaşam biçimi olmadığını düşünür ama onu başkalarına dayatma arzusunda değildir. Vatanseverlik doğası gereği savunmacıdır, hem askeri hem de kültürel anlamda. Milliyetçilikse iktidar arzusundan ayrı tutulamaz. Her milliyetçinin değişmez amacı, kendisine değil ama bireyselliğini içine gömmeyi seçtiği ulusa ya da herhangi başka bir birime daha fazla güç ve prestij kazandırmaktır." (syf 32)

"Dünyayı şekillendiren enerjinin kaynağı aslında duygulardır: Irksal gurur, lidere tapınma, dini inanç, savaş aşkı. Liberal entelektüeller bu duygulara mekanik olarak tarih dışı gözüyle bakıp onları bir kalemde siler ve genellikle kendi içlerinde de öyle tümüyle yok ederler ki bütün eylem güçlerini yitirirler." (syf 60) Bu tür duyguların harekete geçirilmesini Orwell, 1984 adlı eserinde Büyük Birader figürü ile canlandırır.
"Wells'in (...) Son kırk yılda yazdığı neredeyse hangi kitaba bakılsa, aynı fikrin sürekli tekrarlandığı görülür: Planlı bir Dünya Devleti için çalışan bilim insanı ile nizamdan yoksun bir geçmişi geri getirmeye çalışan gerici arasında varsayılan antitez. Bu antitez romanlarda, ütopyalarda, makalelerde, filmlerde, kitapçıklarda hep az çok aynı şekilde belirir. Bir tarafta bilim, düzen, enternasyonalizm, uçaklar, çelik, beton, hijyen: Diğer tarafta savaş, milliyetçilik, din, monarşi, köleler, Yunan profesörler, şairler, atlar. Bilimsel insanların romantik insanlar karşısında kazandığı bir dizi zafer olarak görür tarihi." (syf 61) Orwell 1984 eserinde bu düşüncenin tersini yapmıştır. Böyle yaparak Wells hakkındaki "1924'e kadar Wells genel olarak gerçek bir kahindi. Fiziksel ayrıntıları bakımından yeni dünya tahayyülü şaşırtıcı ölçüde gerçekleşti." (syf 64) düşüncesini devam ettirip eleştirmiş olur.

"Çoğu siyasi propaganda bir yalancılık işidir, sadece gerçekler konusunda değil, hisleriniz konusunda da yalan söylersiniz. Ama her sanatçı bir propagandacıdır, çünkü kendisine cazip gelen yaşam tasavvurunu, dolaylı ya da doğrudan, kabul ettirmeye çalışır." (syf 69) 1984'teki Doğruluk Bakanlığının görevlerinden biri de bu tür etkinliklerdir, özellikle proletaryaya yapılan yayınlar bu minvaldedir.

Esere adını veren başlık olan Faşizm Kehanetleri bölümünde Orwell; Jack London'ın Demir Ökçe'sinin, H.G.Wells'i Efendi Uyanıyor'unun, Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sının ve Ernest Bramah'ın The Secret of the League'nin eleştirisini yapmıştır. Direkt kendisinin faşizm ya da dünya siyasetiyle ilgili fikirleri yoktur. Yazarların kehanetlerinin olabilirliği üstüne yazmıştır. Wells'in Dünya Devleti'nin ve Huxley'in hedonist devletinin olamayacağını anlatır. London ve Bramah'ın eserlerinde de toplum tepkisi açısından haklı bulduğu noktaları işaret eder. Bu eleştiriden sekiz yıl sonra da ortaya 1984'ü çıkarır.

Hiç yorum yok: