Nefes bile almadan adlı şarkıyı dinliyorum. Kendini birini adamak hem çok kolay hem de çok zor. Adarım da. Adanacak insan nerede? Onun sen olmasını istiyorum bazen şaka yaptım hep. Ama ben senin farkında olduğundan bile emin değilim. Araftayım. Sevgilin olmak için kötü arkadaşın olmak için fazla iyiyim. En kötüsüdür araf. Şu anda hiçbir şeyin değilim. Seninle yaptığım sohbetinin fazlası otobüste yanımda oturanla yapıyorum. Bazen korkuyorum. Ya hayallerimdeki gibi değilsen, hayal kırıklığı yaşamak istemiyorum. Bir hayal kırıklığı daha kaldıramayabilirim. İçimde öyle güzelsin, harikasın ki… Kendini benim gözümden görsen. Senden beklentim yok zaten. Ben gidiyorum üstelik. Bu şehre fazla geliyorum artık. Gitsem yokluğumu bir anlığına olsa da fark eder misin?
Bazen aklım başkalarına kayıyor; ama hep sen varsın. Yok. Kısır döngü gibi bu dönüyorum gidiyorum gidiyorum gittiğimi zannediyorum. Bir bakıyorum ordasın. Hep yanımdasın. Bir şeye baktım seni hatırladım. O nesne artık hep yanımda. Aldığım günden beri. Seni hatırlamak için nesneye ihtiyacım yok. Bilmiyorum işte ya. Gece başucumda olduğunu bilmek güzel bir his. Yavaştı. Nakış işler gibi işledim seni kendime. Hani nakışı kanaviçeye işlersin nakış kendini göremez ya. Nakış işlerken elin kanlanır. İşte onun gibi yüreğim kan ağlıyor. Aklım, ruhum delik deşik. Ben seni kendime işledim sen benden habersiz, ben yaralı. Seni söksem bile, kesip atsam bile izlerin kalır. Ne izim var dersen de gülüşün, her şeyin derim. Gün gelir. Platonik aşık modundan çıkarım inşallah.
Fark ettin mi? Saçma bir soru tabi bu. Kesinlikle farkındasındır.
02.12.2010 01:56:00
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder