30 Ocak 2011 Pazar

kategoriler

Ben seni nedense arkadaş olarak göremiyorum. Bir insanla tanıştığımda onunla ne yapacağıma karar veririm. O insan benim için hoşlandığım mı, arkadaşım mı, tanıdık mı, dost mu yoksa bir daha yüzüne bakıp bakmayacağıma karar veririm. Bu süre çok çok kısadır. Nasıl karar veriyorsun dersen de içgüdüler derim. Bazen bir erkeği gördüğümde dış görünüşünden etkileniyorum; fakat daha sonra gerçeği görünce çok rahat bir şekilde o hoşlandığım kategorisinden arkadaş kategorisine geçebiliyor. Sen de neden öyle olmadı? Bilmiyorum. Sen de olumsuz bir yan görmedim. Bazı sebeplerden dolayı senden uzaklaşmıştım. Üstüne bir de sevgilin olunca. “Tamam şimdi zamanıdır.” Dedim ve bu kararın üstüne adını anmak yoktu, Facebook’tan takip etmek zor. Seni Facebook’tan takip etmek kadar zor bir şey yok herhalde. Senin iletilerine, paylaştıklarına, resimlerine o kadar çok kız yorum yapıyor ki hepsine bakmak bayağı yorucu bir iş. Üstelik insan ister istemez onlarla kendini karşılaştırma yapıyor. Eğer özgüven eksikliğim varsa sana karşı bu onların yüzündendir (şaka yapıyorum, anlamışsındır zaten  ).
Her şeye rağmen senden hoşlanıyorum. Senden vazgeçemiyorum, ilk defa birini arkadaş kategorisine geçiremiyorum. Hem de o kadar uğraşmadan sonra. Deniyorum, deniyorum, deniyorum. Gece gene seni düşünüyorum, gene seni, gene seni.
Belki de bu senin beni koyduğun kategori yüzündendir. Eğer sen beni arkadaş kategorisine koysaydın tanıdık yerine. O zaman her şey daha farklı olabilirdi. Benim senin yerini değiştirmem kolay olurdu ve şu anda bu yazıyı ya da buna benzer yazıları yazmazdım.

Hiç yorum yok: